Aromaterapinin Başlangıcı ve Uçucu Yağlar
AROMATERAPİNİN KISA TARİHÇESİ
Aromatik bitkilerin kullanımı neredeyse insanlık tarihi kadar eskidir. Güzel kokulu ya da bir diğer ismiyle aromatik bitkiler, insanların ilgisini her zaman çekmiştir. Bu bitkiler tarihsel süreç içerisinde çeşitli dini ve ruhani ritüellerde, kozmetik ve tedavi amaçlı olarak sıklıkla kullanılmıştır. Çok erken çağlarda bile bitkilerin yiyecek ve tedavi amaçlı olarak ayrıldıkları bilinmektedir. Bitkilerin kozmetik ve tedavi amaçlı kullanımları, Mısırlılardan, Mezopotamya uygarlıklarına, Eski Çin, Hindistan ve Tibet’ten Amerika yerlilerine, Afrika’dan Eski Roma’ya, kadar farklı coğrafyaların endemik bitkileri ile tarihsel süreç boyunca devam etmiştir.
İlk ve Orta Çağda Aromaterapi
Bugünkü Kuzey Irak’ta 1957-1961 yıllarında yapılan arkeolojik bir kazı sonrasında, Neandertal iskeletlerinin fosillerinin yanında bulunanlar bitki-insan ilişkisinin başlangıcına ait ilk veri olarak kabul edilir. 60,000 yıl öncesinden bugüne gelen ve bir şamana ait olduğu düşünülen bu mezarda civanperçemi, kanarya otu, mor sümbül, gül hatmi, peygamber çiçeği ve efedra gibi bitki türlerinin bulunduğu tespit edilmiştir. Ölülerini gömmeye başlayan bir toplumda, ölen kişinin tekrar yaşama döndüğünde kullanacağı düşüncesiyle mezara konulduğu tahmin edilen bu bitkilerin, yenenler ve şifalı olanlar diye ayrılmaya başlandığının da bir göstergesi olabileceği düşünülmektedir. Bu kazılar sırasında ortaya çıkarılan sekiz bitkinin yedi tanesi bugün hala kullanılmaktadır. Örneğin Civanperçemi uçucu yağı, aromaterapide sıkça kullanılan yağlardandır.
Aromatik bitkiler, önceki zamanlarda uçucu yağ olarak değil, infüzyon veya maserasyon (bitkinin yapraklarının uzun bir süre zeytinyağı benzeri bir sıvı yağda bekletildikten sonra yağın süzülerek kullanıma hazır hale getirildiği yöntem) şeklinde kullanılıyordu. Yunanlı herbalist Dioscorides, birinci yüzyılda bitkilerin tıbbı kullanımları ile ilgili yaptığı bilimsel araştırmasında, aromatik bitkiler ve yağlarının kullanımına da geniş yer ayırmıştır. Ayrıca, bitkilerin yakılmasından elde edilen dumanı ile hastalık ve diğer kötülüklerden korunmak istenilmiştir.
Sonrasındaki dönemlerde ise tıp ve aromaterapideki köklü ve kalıcı değişimi İranlılar yaptı. 10.yüzyılda Buhara’da doğan Abd Allah ibn Sina, batıda Avicenna olarak bilinir, alembik isimli distilasyon cihazını geliştirmiştir. Abulcassis’in de konuyla ilgili çok fazla katkısı olduğu bilinmektedir. Distilasyonun bulunuşu ile aromaterapinin resmi tarihi başlar. Haçlı seferleri sırasında, distilasyon yöntemi de Ortadoğu’dan Avrupa’ya taşınmıştır. İbn-i Sina’nınTıbbın Kanunları kitabı da 12. Yüzyılda Arapçadan Latinceye çevrilmiştir. Zaman içerisinde aromatik bitki ticaretinin de artmasıyla birlikte; uçucu yağlar ve çiçek sularının kullanım alanları da genişlemiştir.
Modern Aromaterapinin Doğuşu
Tıp dünyasında, Alexander Fleming’in penisilinin üretilmesine sebep olan ekmek küfünün etkisini keşfetmesiyle birlikte yeni bir dönem başlamıştır. Fleming’den sonra yapılan yeni araştırmalar sonucunda ABD’de penisilinin seri üretimine başlanmıştı. Antbiyotiklerin seri üretimi ile hammadde teminin kolaylığı ve karlılığının yüksek olmasıyla ilaç sanayi yükselişe geçmişti.
Yine aynı dönemde, 2. Dünya Savaşı sırasında Fransız doktorlar, uçucu yağları enfekte olmuş yaraların ve gaz kangrenin tedavisinde kullanıyorlardı. Aynı şekilde 2. Dünya savaşı sırasında, Pearl Harbor’da bulunana Amerikalı hemşireler, yanmış vücutlardan çıkan ve mide bulantısı yaratan kokulara karşı, uçucu yağlı su emdirilmiş mendiller kullandılar. Ve aynı şekilde hastalara da kokulu mendillerden kullanmalarını önerdiler. Bu örnekler, modern dönemde yapılan aromaterapi uygulamaları olarak değerlendirilebilir.
Uçucu yağların şifa gücü, 20. yüzyılın başlangıcında Fransız Kimyacı René-Maurice Gattefossé tarafından modern tıp adına yeniden keşfedildi ve ayrıca kendisi ‘‘Aromaterapi’’ teriminin de sahibidir. René-Maurice Gattefossé'nin hikayesi 1881'de Fransa'nın Lyon kentinde başladı. Beş kardeşin üçüncü çocuğuydu ve erken yaşlardan itibaren parfümlerle çevrili bir hayatı vardı. 1880'de Etablissement Gattefossé'nin kurucusu olan babası Louis, parfüm endüstrisi için uçucu yağlar, petrol yağları, ev ürünleri ve hammaddeler üreten yabancı şirketleri temsil ediyordu. René-Maurice Gattefossé'nin hayatını uçucu yağların araştırılmasına adar.
1937 yılında Fransa’da yayınlanan ilk kitabı, 1993 yılında Robert Tisserand tarafından İngilizce olarak yayınlanmıştır.
Gattefossé’nin hayatını ve çalışmalarının detaylarını buradan okuyabilirsiniz.
Aromaterapi; uçucu yağların genel sağlık ve iyilik halinin devamında destekleyici, bazı fiziksel ve psikolojik hastalıklarda koruyucu ve iyileştici etkileriyle bilinen, tek başına veya başka tedaviler ile kullanılan kontrollü ve terapötik uygulamalardır.
Aromaterapinin Kuruluşu
UÇUCU YAĞLAR
‘‘Uçucu kelimesi Eski Yunanca’da ‘‘Gökyüzünün Sonsuzluğu’’ anlamına gelen ‘‘Aither’’ kelimesinden gelir ki; simyacılar bunu ‘‘Quinta Essentia’’ (lat. Beşinci Element) olarak nitelendirirler. Fransız ve İngilizler bunu ‘‘Essences’’ (Esans) ve ‘‘Essential Oils’’ (Esans Yağlar) olarak adlandırır. Uçucu yağlar, esansiyel, yaşam gücü ve enerji taşıyıcıdır; yani kısaca ‘‘Bitkilerin Ruhu’’ dur.
Uçucu Yağ Nedir?
Uçucu yağlar (esansiyel yağlar), bitkilerin çiçek, yaprak, meyve kabuğu veya köklerinden buhar distilasyonu veya soğuk sıkım yöntemleriyle elde edilen yüksek konsantrasyonlu özlerdir. Bir damla uçucu yağ üretmek için bazen kilolarca bitki gerekebilir. (1 kg saf gül yağı elde etmek için yaklaşık 4 ton gül yaprağı kullanılır.)
Uçucu yağlar; Distilasyon (Damıtma) ve Mekanik (Soğuk Sıkım) yöntemi ile üretilirler. Aromatik kimyasallar çıkarıldıktan sonra, kullanıma hazır bir ürün oluşturmak için bir taşıyıcı yağ ile birleştirilirler.
Uçucu Yağlar ve Faydaları
Narenciye Grubu (Enerji ve Aydınlık)
*Limon: Zihni canlandırır ve odaklanmayı artırır.
*Portakal: "Mutluluk yağı" olarak bilinir, neşe verir.
*Bergamot: Hem ferahlatıcı hem de yatıştırıcıdır; kaygıyı azaltır.
Otlar ve Yapraklar (Tazelik ve Arınma)
*Nane: Anında ferahlık sağlar, yorgunluğu alır.
*Okaliptüs: Nefes açıcıdır, zindelik verir.
*Biberiye: Hafızayı ve dikkati güçlendirir.
Çiçeksi Grup (Huzur ve Güzellik)
*Lavanta: Doğanın en güçlü sakinleştiricisidir; uyku kalitesini artırır.
*Gül: Kalp çakrasını açan, sevgi dolu bir frekansa sahiptir.
*Yasemin: Romantik ve değerli bir kokudur; özgüveni artırır.
*Ylang Ylang: Stresi azaltır ve hormonları dengeler.
Odunsu ve Baharatlı Grup (Denge ve Sıcaklık)
*Sandal Ağacı: Meditasyonun vazgeçilmezidir, zihni topraklar ve sakinleştirir.
*Tarçın: Isıtıcı ve kan dolaşımını uyarıcıdır.
*Karanfil: Zihinsel yorgunluğu giderir.
Referanslar:
-https://www.aromaticwisdominstitute.com/aromatherapy-founder-gattefosse-documentary/
-https://www.fondation-gattefosse.org/en/rene-maurice-gattefosse/
-Tisserand, R., & Young, R. (2013). Essential Oil Safety
-Uçucu Yağlar, Monika Werner
-Vedat Ozan (Temel Aromaterapi Ders Notları)
-Journal of Ethnopharmacology
-Penoel, D., & Franchomme, P. (1990). L'aromathérapie exactement
-G.A. Burdock’un Fenaroli's Handbook of Flavor Ingredients
-The Encyclopedia of Essential Oils (Julia Lawless)